Berbat Olmak Üzerine Bir Teori

Kelimelerin bokunu çıkardık. Bu üzücü! ‘Mükemmel Ya da ‘harika gibi sözcükleri şeker gibi dağıtıyoruz. Mükemmel miydi? Gerçekten mi? Huzur ve güven içinde mi bıraktı seni? Harika mıydı? Ciddi misin? Gerçekten harika şeylerle mi doluydu? Wendy’s’teki kahrolası bir sandviçi tarif etmek için inanılmaz kelimesini kullanıyorsunuz. Peki ya düğün gününüzde ya da ilk çocuğunuz doğduğunda ne söyleyeceksiniz? Bu duyguyu nasıl tarif edeceksiniz? Sonuçta, ‘inanılmaz’ kelimesini lanet olası bir sandviç için harcadınız.

Sayfa 18

Yazar, kitabın ilk sayfalarında Louis C. K.’in sözlerini alıntılayarak bize kitabın kelimeler üstünde iyice duracağına dair bir işaret veriyor. İlk sayfalarda “mükemmel” kelimesinin günlük kullanımı ve kendi teorisi içerisindeki anlamını bizimle paylaştıktan sonra “mükemmel biri olmak” ve “berbat biri olmak” tanımlamalarına açıklama getiriyor.

Kitabın ilerleyen bölümlerinde ise;
– İnsanların sosyal yaşamdaki davranışlarına dair sınıflandırmalar,
– Sosyal bir açılımla karşılaşıldığında yapılması ve yapılmaması gerekenler
– Teorisindeki “mükemmel insanların” gerçek hayattaki örnekleri
– Bireysellik ve toplum arasındaki gerilim
gibi sosyal yaşama ve iletişime dair birçok konuyu ele alıyor.

Bu kitabı niçin okumalıyız? Gibi bir soru sorulacaksa benim kitaptan çıkarımlarım şunlar:
Gündelik hayatta bunun ne kadar farkındayız bilmiyorum ama insan olarak yaşamımızı sosyal bir çevre içerisinde, tanıdığımız ya da tanımadığımız birçok insanla etkileşimde bulunarak sürdürüyoruz. Bu etkileşimler bazen zorunluluktan, bazen bizim isteğimizle, bazen de bir tarafın isteyip karşı tarafın reddetmesiyle oluşuyor. Okulda, işyerinde, evde, hastanede ya da en gündelik örneğiyle; markete uğrayıp ekmek almak istediğimizde. Hayatımızın her yerinde insanlarla etkileşime ve iletişime geçiyoruz. Buna mecburuz da.

Peki bu etkileşimlerde ne derece başarılıyız? Yazarın tasnifiyle “Sıkıcı” mıyız yoksa “Pinti” mi? “Rock Yıldızı mıyız” yoksa “Kafa Dengi mi?”
Olumsuz yoldan gidelim. Diyelim ki “Sıkıcı” biriyiz. Yazar bize, “Sıkıcı” bir insanın neden sıkıcı olduğundan, nerede hata yaptığından, neleri düzeltmesi gerektiğinden uzun uzun bahsediyor. Bu bilgilerden yararlanarak kendi iletişim sorunlarımızı düzeltebiliriz. Ya da sizinle ilgili bir sorun olmadığını, muhatap olduğunuz kişilerin problemli, yazarın tanımıyla “Tercih Diktatörü” olduğunu düşünelim. Böyle bir durumda da problemli insanları nasıl yönetmeliyiz sorusuna cevap bulabilirsiniz.

Altını Çizdiklerim

Sosyal açılımlar kendimizi ifade etmek, keşfetmek ve takdir etmek için birer fırsat, dindarlık taslamak, vaaz vermek, başkalarını yargılamak ya da propaganda yapmak için değil.

Sayfa 99

Tarz, bireyselliğinizi ifade etme sanatıdır diyebiliriz.

Sayfa 139

Kitaptan öğrendiğim en ilginç bilgi ise: Bogotalılar toplumsal ayıplanmaya, trafik cezalarından daha hassasmışlar.

İlgili kitaba ulaşmak için aşağıdaki kitap görseline tıklayabilirsiniz.

Berbat olmanın ne demek olduğuna dair ayrıksı, çarpıcı ve felsefi bir keşif…
Tümüyle modern bir durumun merak uyandıran, eğlenceli ve keskin zekâlı araştırmasında Felsefe Profesörü Dr. Nick Riggle, mükemmel olmaya (ve berbat etmemeye) dair ortak ilgimizin Amerikan kültüründe yeni bir çağı işaret etmesi üzerine çarpıcı bir tartışmayı başlatıyor. 

Onur Yalcin

Bir Cevap Yazın

Next Post

Edebiyat Tarihinin En Etkileyici 10 Giriş Cümlesi

Paz Nis 12 , 2020
Bazı eserler henüz ilk cümlesinden kavrar bizi. Bu öyle bir kavramaktır ki sayfalar su gibi akıp gider parmaklarımızı arasından. Bulunduğumuz konum, ruh halimiz, gündelik kaygılarımız her şey unutulup gider bir anda. Bilimkurgu filmlerindeki klasikleşmiş “portal” kapısı açılmıştır sanki avuçlarımızda. İşin en garip yanı ise bugün ulaştığımız bu yüksek teknolojinin yapamadığı […]