Çift Olmak mı, Tek Olmak mı?

Çift Olmak mı, Tek Olmak mı?

126
PAYLAŞ

Biraz psikoloji biraz da felsefeyi kim sevmez ki? Tamam, Lacan’ın psikoloji ve felsefeyle “biraz”dan daha fazla ilgili olduğunu biliyoruz. Bazen kafa karıştırıcı savlar ortaya atmış olsa da bize mantık, Tanrı, aşk ve cinsellikle ilgili pek çok bilgi veriyor.

Sola Unitas etiketiyle raflarda yerini alan, Lorenzo Chiesa tarafından kaleme alınan ve Defne Yazıcıoğlu tarafından Türkçe’ye çevrilen “Çiftleşmeden Bütünleşmeye” adlı kitap, Lacan’ın Tanrı, Mantık ve Cinsellik İddiaları üzerine yazılmış.

“Çiftleşmeden Bütünleşmeye” kitabında, Lorenzo Chiesa, Lacan’ın son çalışmalarındaki mantık ve Tanrı konusunu inceliyor. Kitabın büyük bir kısmını 1970’lerin başında Lacan’ın Seminerleri’nde dile getirdiği “Cinsel ilişki yoktur!” aksiyomu üzerine kuran yazar, hem Lacan’ın cinsel farkı bir eksiklik biçiminde savunma çabası hem de bunun felsefi gerçekçilik ve materyalizm üzerindeki etkilerini tartışıyor.

Chiesa, kitapta, Lacan’ın baraj metaforuna da değiniyor. Bir barajın inşasından önce akan su, biz “akımın tayfına” karar veremediğimiz sürece hiçbir enerjiyi içermez. Su, yalnızca onu ölçecek, biriktirecek ve diğer enerji türlerine dönüştürecek makineler sayesinde enerjiye dönüşür. Yani insan eli değmedikçe su sadece soyut ve potansiyel bir enerjidir. Lacan, bu noktayı şu sözlerle savunur; “Enerjinin zaten var olduğunu söylemek, sanal bir durumda nehrin akıntısında hiçbir şey ifade etmez.” Yani potansiyel enerjinin yalnızca baraj yoluyla ortaya çıktığını ima eder.

Chiesa ayrıca Lacan’ın modern bilim ve biçimsel mantıkla yaşadığı çelişkinin yanı sıra, ana akım biyolojik söylem tarafından savunulduğu gibi, cinsellikten kopmasına odaklanarak, “tamamlanmamışlığa” dayalı yeni bir cinsiyetlendirme mantığı geliştirmenin, teleolojik evrimden vazgeçilmesini gerektireceğini okuyucuya gösteriyor.

Lacan’a göre, sevdiğimiz için seks yaparız ancak bu sevgi aslında “Bir olma” arzusundan kaynaklanır. Aşk, gerçek bir “bütünleşme” durumudur. Cinsel ilişkiler, bu imkânsızlığın üstesinden gelmeye çalışan ve fallik işlev olarak adlandırılan aşkın bir mantıkla sürdürülür. Chiesa da kitabında, bu “Cinsel ilişki yoktur!” düsturunun Lacan adına deneysel ve tarihsel olarak psikanaliz tarafından sınırlandırıldığını ancak günlük yaşamlarımızda bu gerçeğin kendini kanıtladığını mantıklı, net bir üslupla savunuyor.

Çiftleşmeden Bütünleşmeye” ile Lorenzo Chiesa, hem Lacancı çalışmalara hem de çağdaş metafiziğe önemli katkılar sunuyor. Çiftleşmeden Bütünleşmeye Sola Unitas Academy etiketiyle raflarda yerini aldı.

Yazan: Hale Özdemir