Dr. Ken Robinson’dan Okula Dönüş Gecesinde Sormanız Gereken 7 Soru

Dr. Ken Robinson’dan Okula Dönüş Gecesinde Sormanız Gereken 7 Soru

1085
PAYLAŞ

Öğretmenlerle konuşmak ve bu yıl çocuklarınızdan beklenenleri derinlemesine incelemek için mükemmel bir zaman. İşte ipuçlarınız.

Yeni eğitim yılının yaklaşması ile birlikte ebeveynler çocuklarının okula dönüş gecesine katılmanın heyecanı içindedir. Ebeveynlerin pek çoğu bize, “hangi soruları sormalıyım?” gibi sorularla geliyor. Burada size çocuğunuzun müdürünü ve öğretmenlerini araştırabileceğiniz yedi soru önerisinde bulunacağız. Bu soruların önümüzdeki yıldan beklentilerinize ışık tutacağını ve size ve okuldaki eğitimcilere düşünceleriniz açısından yapıcı öneriler sunacağını umut ediyoruz.

  1. Çocuğumun öğrenme süreci hangi açılardan gerçek dünyayla bağlantılı olacak? Öğrenciler çoğu zaman okuldaki ödevlerin okul dışındaki yaşamla ilişkili olduğunu göremezler. Bu ödevlerin hoşlandıkları aktiviteler konusunda onlara nasıl yardımcı olacağını öğrendikleri zaman, hızla ilerleme kaydetmeye başlarlar. Mesela şarkı söylemeyi seven bir çocuk için yazma derslerinde şarkı sözü yazmasına ya da spor yapmayı seven bir çocuğun, matematik derslerinde takım istatistikleri oluşturmasına nasıl yardımcı olunabileceği bunlara örnek verilebilir. Daha da iyisi, okulunuzun çocuklara kendi dünyalarını daha iyi hale getirecek uygulamalı projeler üzerinde işbirliği yapma şansı tanımasıdır.
  2. Çocuğum nasıl değerlendirilecek? Değerlendirme, çocuğunuzun öğrenmesini ve gelişmesini desteklemek anlamına gelir. Eğer okulun değerlendirmeleri sadece çocuğun bilgiyi kısa süreli bellekte işleme yeteneğine dayanan sayısal ve sözel formda yapılıyorsa, böyle bir durumun gerçekleşmesi pek olası değildir. Çocuğunuz yaratıcı veya analitik yazılı çalışma, entellektüel çıkarların derinlemesine araştırılması, karmaşık projelerin tamamlanması ya da düşündürücü sorular üretilmesi açısından ne ölçüde değerlendirilecek? Değerlendirmeler öğrenciyi risk almaya, onu üretken hale getirecek hatalar yapmaya teşvik edecek mi ve onların kendileriyle gurur duyacakları orijinal çalışmalar ortaya çıkarmasına imkan tanıyacak mı?
  3. Çocuğum kendi amaçlarını ne ölçüde belirleyecek? Kendi amaçlarını belirleyen öğrenciler, ileride iyi birer yetişkin olmalarını sağlayacak bireysel sorumluluk geliştirebilirler. Bu yüzden büyük ihtimalle daha motive olmuş bir şekilde öğrenirler. İlk kademelerdeki çocuklar bile bu düzeye yükselebilir. Çocuğunuzun okulunun kendi amaçlarını oluşturmasına ortam hazırlayıp hazırlamadığını araştırarak, okulun nasıl yönetildiği ve aktivitelerin nasıl uygulandığı konusunda yapılan tartışmalara daha geniş katılım sağlayın.
  4. Bu okulda öğrenci katılımı ne kadar önemlidir? Sıkılan öğrencilerin öğrenme düzeyi daha düşüktür. Öğretmenler bunu çok iyi bildiği için öğrencilerin okulu ilginç bulmasını isterler. Peki, ama okul öğrencilerin katılım gösterip göstermediğini nasıl belirler? Öğrencilerin belirli derslere ve aktivitelere olan ilgisini ya da okula gelirken duydukları heyecanı ölçmek için periyodik olarak araştırmalar yapmaya gönüllü olacaklar mı? Okul bu bilgiye dayalı olarak öğretim, müfredat ve değerlendirme yaklaşımlarını değiştirmeye istekli olacak mı?
  5. Çocuğum bu eğitim öğretim yılında gideceği sınıfta hangi becerileri ve hangi zihniyeti geliştirmelidir? “Nereye gittiğinizi bilmiyorsanız, o yol sizi hiçbir yere götürmez” sözü aslında eğitimi vurgulamaktadır. Öğretmenlere ve müdürlere çocuğunuzun geliştirmesini istediğiniz beceriler ve zihniyet ile alakalı sorular sorun. Bu soruya kendiniz nasıl cevap verirdiniz, onu da düşünün. Çocuğunuzun problemlerini yaratıcı bir şekilde çözmesini, iyi iletişim kurabilen bir birey olmasını, takım çalışmasına uyum göstermesini, karmaşık ve belirsiz problemleri çözebilmesini ve sorumluluk sahibi bir vatandaş olmasını ister misiniz? Okula dönüş gecesi için kendi listenizi hazırlayın. Bu eğitim yılı çocuğunuzun bu becerileri ve davranışları geliştirmesine nasıl yardımcı olacak? Okulunuz bu sürecin gerçekleştiğini nasıl anlayacak?
  6. Çocuklar için sağlıklı ve destekleyici bir ortam oluşturmak açısından okulunuzun benimsediği yaklaşım nedir? Okulun da aralarında olduğu herhangi bir ortamda, sağlıksız dinamikler ortaya çıkabilir. Sosyal medya hayatları riske atmak pahasına da olsa, küçük meseleleri büyük krizlere dönüştürebilir. Sosyal ve duygusal öğrenme ile ilgili okulunuzun benimsediği düşünce nedir? Eğitimciler başlangıçtaki uyarıcılarda ne arar? Sağlıksız bir dinamik ortaya çıkmaya başladığı zaman, eğitimcilerin şahsi rolü nedir? Hiç kimse duygusal değilken ya da savunmaya geçmemişken ve öncelikli önlemler pozitif bir etkiye sahipken, bu meseleleri ortaya çıkmadan önce açıklığa kavuşturmak çok daha iyidir.
  7. Çocuğum standartlaşmış sınavlara hazırlanmak ve bu sınavlara girmek için ne kadar zaman harcayacak? Ne yazık ki bir çok ülkedeki eğitim hala büyük ölçüde standartlaşmış testere dayalıdır. Bunun için öğretmeninizi suçlamayın. Bu testler öğretmenler tarafından değil, devletler tarafından dayatılan testlerdir. Eğitim topluluklarında bu testlerin değeri, etkisi ve geçerliliği ile ilgili çok fazla eleştiri vardır. Eğitimciler değerlendirme kusurlarının ve öğrencilerle aileleri üzerinde bıraktığı etkilerin farkındadır. Eğer onların endişelerini paylaşıyorsanız, onlara ebeveynlerin bu testlerin etkisini azaltmak için yapıcı anlamda nasıl bir rol oynayabileceklerini sorun. Ebeveynler yasalar üzerinde öğretmenlerden daha fazla etkiye sahiptir. Bu yüzden ebeveyn topluluklarını, özellikle eğitim komitesinde yer alan üyelere seslerini duyurmaya teşvik edin. Onlara, “Eğer benim çocuğumun nasıl değerlendirileceğine karar vereceksiniz ve bu sonuçlardan öğretmenleri sorumlu tutacaksanız, neyin neden test edildiğini bize açıklamak zorundasınız” deyin. Eğer bu testlerin gerekli ve iyi yapılandırılmış olduğunu iddia ederlerse, bu testleri kendi kendilerine uygulamalarını ve sonuçları yayınlamalarını talep edebilirsiniz. Eğer reddederlerse sebebini açıklamaları için baskı yapabilirsiniz. Ne de olsa iyi aşçılar kendi yemeklerinin tadına bakma konusunda her zaman istekli olmak zorundadır.

Son olarak, ebeveynlerin okuldaki eğitimcilere destek olması ve yardım etmesi gerektiğini unutmayın. Ancak ebeveynler aynı zamanda yıkıcı ve olumsuz da olabilirler. Olumlu olmaya çalışın. Öğretmenlerin büyük çoğunluğunun ne kadar sıkı çalıştığının ve çocuklarınızı ne kadar önemsediğinin farkına varın. Sadece çocuğunuzun notlarından ya da okuldaki deneyimlerinin sizinkinden farklı olmasından (muhtemelen öyle olmalı) şikayet ettiğinizde onlara yardımcı olmuyorsunuz. Bu tartışmayı gündeme taşıyın ve çocuğunuzun güvenli ve destekleyici bir ortamda gerçekten ihtiyacı olan şeyleri öğrendiğinden emin olmak için takım olarak çalışın.

Sir. Dr. Ken Robinson, Dünyada En Çok İzlenen TED konuşmacısı, Eğitim Uzmanı, Siz Çocuğunuz ve Okul ve Yaratıcı Öğrenciler adlı kitapların yazarı

Kaynak: Washington Post
Çevirmen: Gülsün Arıkan
Orijinal Dili : İngilizce
Çeviri Editörü: Buket Konur
Yayınlayan: Umut Kısa