Kaç kuş öldürme hakkınız var?

Kaç kuş öldürme hakkınız var?

644
PAYLAŞ

Kuşları öldürme hakkı var.

Biliyor musun?

Sana hak veriyorlar, “git öldür”.

Yasayla veriliyor üstelik

Keza, tavşan öldürme hakkın da var.

Karaca da, geyik de…

Adına ‘av’ denilen, insan evladının geçmişinden kalmış ve o gün bu gün kanda dolaşan pıhtı gibi bir şey bu.

“Öldürme hakkını meşru görme arzusu” sonucu ortaya çıkıyor.

Mesela, avcı arkadaş aldı tüfeği eline, gitti bir sulakalana, hak sahibi ya, başladı saydırmaya…

Daaann… bir çulluk…

Daaann… iki çulluk…

Daaaannn… üüüüçç…

Devletimiz diyor ki, “Ey ‘spor için’ hayvan vurma hakkına sahip, doğa aşığı avcı kardeş, günde 6 çulluk öldürebilirsin.

Bu sana hak.

Ayrıca, yanında 12 bıldırcın, 8 üveyik, 2 tavşan, 2 de sansar helali hoş olsun.”

Güvercin de mi öldürmek istiyorsun?

Sana ‘hayır’ diyenler ölsün.

Altı taneye kadar güvercin öldürmek sana hak.

Ama bak, ille “düzine olsun, az olursa uyuyamam” diyorsan, git mahalleden bir arkadaş al… İkinize 12 güvercin katli hak.

18 için iki arkadaş lazım.

20 arkadaş buldun mu… ?

120 güvercin, 240 bıldırcın, 120 yaban ördeği size helallll.

Dan dana dan dan …!

Doğa sevgisi esas tabii…

Haa.. bir de spor.

3 milyon avcı var, dan dana dasdana

Nerede çocukluğumuzun bulut bulut uçan kuşları?

Dan danaaa… dan dannnn… !

İster gözünden, ister çenesinden vur.

Bak, yaralayıp bıraktıkların, vurup alamadıkların bu sayıya dahil değil.

Sana karşı bir gözümüz hep kapalı.

Ama gönlümüz tümden açık.

Hak dedik ya…!

5.500.000 (beşbuçuk milyon) ruhsatlı tüfek varmış memlekette.

Diyorlar ki, en az 3 milyon avcı var.

Yılda kaç tavşan, kaç kuş, kaç geyik vurulacak?

Buna benim aklım ermez.

Üstelik kuştan kime fayda geldi ki?

Söylesene tavşanlar vergi mi ödüyor?

Karacalar, geyikler ne ürettiler şu vatana?

Ha… söyle hadi, ne ürettiler?

Hiç oy veren sansar gördük mü kü?

Mü kü, mü kü…

Kuştan fayda gördük mü kü?

Vuralım o zaman.

Ama spor amaçlı.

Bu ülkenin bir Kızılırmak Deltası var, duydunuz mu?

Kuş cenneti dediklerinden.

Göçmen kuşların Türkiye’nin Karadeniz sahilinde dinlenip, soluklanacakları tek doğal sulakalan.

O kadar değerli bir alan ki, Türkiye’nin ilk UNESCO Dünya Doğal Miras Alanı ilan edilmek üzere.

Temmuz ayında burası Dünya için, evrensel değere sahip miras olarak ilan edilecek (umarız).

Diyorlar ki, “evrenmiş, mirasmış… bizi ilgilendirmez, vurma hakkımız var, Delta’nın yarısında av serbest olsun”.

Yani, kuşlara her gün belli saatlerde duyuru yapılacak, Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı müdürlüğü işi gereği havadan ilan atacak ve diyecek ki “eyyyy kuş milletiiii, ey sansarlar, tilkiler, tavşanlar… Şu çizili sınırları geçenin sportmen ve doğa dostu avcı ebesini belleyecektir ki bu belleme işleminin özü tarafımızdan hak olarak tüfek sahibine sunulmuştur… ”

Nasıl…?

Mü kü… mü kü…!

Sandın onlar yaban hayatının yanında olacaklar…

Ört ki ölen…!

Şimdi, sportmen ve doğa aşığı avcı kardeş diyecek ki, “senin yediğin tavuk da öldürülüyor, inek de, ben doğada kuş vurmuşum ne farkı var?”

Var…!

O pata küte vurduğunu canlı doğaya ait ve yaşadığı alanda senin kontrolünün mümkün olduğu kadar uzağında bir hayatın parçası.

O hayatın da bir doğal seyri var (izin verirsek tabii).

O seyire biz doğal akış diyoruz.

Akışın sağlıklı devamı yaşanabilir bir dünya için umut üretiyor.

O seyire dışarıdan yapılan müdahaleler ise akışı değiştiriyor.

Akarsuyun üstüne yapılan baraj nasıl akarsu ekosistemini bozuyorsa; yaşam alanları tahrip edilerek veya öldürülerek yok edilen canlılar da yaşadığımız dünyanın içini boşaltıyor.

Şimdi Türkiye Merkez Av Komisyonu kararı çıkacak, avcılar yine bastıracak, oy hakkı olmayan kuşlardan daha fazla hak sahibi olduklarını düşünerek büyüklerimizin kapılarını çalacaklar “dan dan dannn… “.

Kuşların hakkı için bunu paylaşalım.

Bakanlara, vekillere, basına duyuralım.

Bir dur diyelim bu dan dun alemine.

Bi dur…!

Bi dur…!

Sunay Demircan